FRONTLINE COMMANDO D-DAY İNCELEMESİ

Yahya Ömer Kaya         No comments

Merhaba herkes ilk yazımda bir IOS oyunu olan Frontline Commando D-Day'i tanıtacağım. Glu Games'in bir önceki oyunuda Frontline Commando ismini taşıyordu fakat o oyunla bu oyunun oynanış dışında  hiçbir alakası yok. Bir kere oyunda story kısmını unutun çünkü story namına tek şey oyunun Normandiya Çıkarması'nda geçiyor olması. Oyun bedava bir şekilde 298 megabaytlık boyutuyla AppStore'dan indirilebiliyor. Oyunu indirdiğimde dikkatimi çeken ilk şey biraz fazla kasması oldu. (Belkide oyunu Ipod4'ümde incelediğim içindir.) Neyse oyuna başladığımda açık olan tek görev bölgesini seçip oyuna başladım Fakat bölümlerden yıldız toplayarak değilde özel para vererekde diğer bölgeleri açabiliyoruz. Oyun bir çıkarma gemisinden inmemizle başlıyor. Karakterimiz koşarak tekneden iniyor.(Oyunda koşmak sizin kontrolünüzde değil. O bölgedeki tüm düşmanları öldürdüğünüzde karakteriniz otomatik koşmaya başlıyor ve sizede sonraki noktaya kadar karakterinizi yönlendirmek kalıyor.) Fakat oyundaki oynanış koşmak dışında bir önceki oyunla tamamen aynı. Ekranın iki yanındaki tuşlarla siper alıp siperden çıkma, nişan alma , ateş etme , siper değiştirme ve koşarken karakterinizi yönlendirme işlemlerini gerçekleştirebiliyorsunuz. Düşmanın yapay zekası fena değil, en azından şu ana kadar aptalca bir şey yapanını görmedim. Silah çeşitliliği ise hem çok az hem de çoğu birtek özel parayla alınabiliyor. İşte oyunun en kötü taraflarından bir taneside bu. Özel paranız yoksa güzelim silahları unutun. Oyunu grafiklerine gelecek olursak görünüşü diğer bedava oyunlara göre iyi fakat paralılara göre kötü. Oynanış hep aynı devam ediyor ama değiştirmek içinde birşeyler yapılmamış değil hani. Örneğin başlarda bir bölümde uçaksavar kullanarak Alman uçaklarını düşürmeye çalışırken başka bir bölümde uçağın taretini kontrol ediyoruz fakat oynanış yinede hep aynı. Puan verecek olursak oyuna 10 üzerinden 7 puan verirdim

                                                                                                                                                     

Yazar: Yahya Ömer Kaya


Follow us Google+.

0 yorum:

My Blogger Themes